blog-hero-left-bg blog-hero-right-bg
Muhasebeciler Günü ve Türk muhasebe tarihine kısa bir bakış
Blog-hero
MALİ MÜŞAVİR ÖZEL

Muhasebeciler Günü ve Türk muhasebe tarihine kısa bir bakış

Muhasebe Haftası’nı neden 01-07 Mart tarihleri arasında kutladığımızı biliyor musunuz? Şimdi, muhasebe tarihinde keyifli bir yolculuğa çıkalım; Türk muhasebe tarihinin gelişimine ve bu özel günün anlamına birlikte bakalım.

Arzu Aktaş, Yeminli Mali Müşavir

Ortalama okuma süresi 7 dk

Türkler tarihleri ile barışık olan, tarihlerini seven bir ulustur. Siyasi tarihe duydukları ilgi bunu göstermektedir. Ama muhasebe dünyası kendi tarihleri ile geç tanışmışlardır. Bu toprakların zengin kayıt kültürü ortaya çıktıkça onların kendi kültürleri ile ilgilenmelerinin giderek arttığı görülmektedir.

Türk muhasebe tarihinin gelişimi

Anadolu'nun kayıt kültürü Mezopotamya'daki Asurlular ile Anadolu'daki Hititler arasında MÖ 2000- MÖ 1700 yıllarındaki küresel ekonominin ilk hesaplaşma kayıtlarına kadar gider. Batı Anadolu'da Gediz Vadisi'nde MÖ 600’lü yıllarda ilk metal paranın bulunması alışverişi kolaylaştırarak ticaretin önünü açan ve giderek kayıt kültürüne ihtiyaç yaratan bulgulardır.

Bu toprakların İslami dönemi dünyanın bir başka bölgesinde görülmeyen bir muhasebe tarihi fenomenidir. MS 770’de Abbasilerden Osmanlılara uzanan çizgide devletçi iktisadi anlayışın yarattığı Merdiven Yöntemi 1100 yıl bu topraklarda kullanılan bir devlet muhasebe yöntemidir. Bu yöntemin büyüklüğünü bugün dünyada küreselleşmesini tamamlamış görülen çift yanlı kayıt yönteminin henüz 700 yaşında olması ortaya koymaktadır.

Bu kitabın bu toprakların Batı Avrupa'dan 200 yıl kadar önde olan kayıt kültürüne sahip olduğunu ortak ortaya koymak ilginç olmuştur. İlhanlılarda yazılan devlet muhasebe öğreti kitabının ilki olan Saadetname 1309 tarihlidir. Bunun bir tesadüf olmadığını 1325, 1338 ve 1363’te üç öğreti kitabının daha yazılmış olması kanıtlar.

Oysa Batı'da çift yanlı kayıt yöntemini ilk tanıtan Pacioli’nin Summa’sı 1494'te yayınlanmıştır. Hem de bir matematik kitabının bir bölümü olarak... Öte yandan Ortadoğu'nun devlet muhasebesinde kullanılan merdiven yönteminin ilksel haline 770’lerde Abbasiler’de rastlanırken çift yanına kayıt yönteminin ilksel haline 1300'lü yılların başlarında İtalya'da görüldüğünü unutmamak gerekir. İki yöntemin başlangıç tarihleri arasındaki zaman farkı dikkat çekicidir ve Ortadoğu'nun kültürünü daha iyi ortaya koymaktadır.

Kaldı ki 1363 yılında Abdullah İbn Kiya El Mazanderani tarafından yazılan Risale-i Felekkiyye Kitabus-Siyakat isimli kitapta Merdiven Yöntemi tanıtılırken aslında Pacioli’den 131 yıl önce muhasebe tarihinde modern muhasebenin başlangıcı kabul edilen çift taraflı kayıt yönteminin de tanıtıldığını belirtmek gerekir.

1500'lü ve 1600'lü yıllarda Batı Avrupa'da ve Anadolu'da yaşanan karşılıklı iki olgu durumu tersine çevirmiştir Avrupa kültüründe büyük gelişmelere neden olan bu iki olgudan ilki Amerika'nın keşfi (1492), ikincisi Vasco da Gama’nın Afrika'yı dolaşıp Hindistan'a 1497-1524 ulaşmasıdır. Bu iki olgu Akdeniz ticaretini Okyanus ticareti haline dönüştürüp Batı Avrupa'nın zenginliğinin önünü açmıştır.

Ama 1600'lü yıllarda yukarıda değinilen iki olguya dayalı olarak Osmanlı'nın yaşadığı iki olgu da Orta Doğu’nun ve Anadolu'nun gelişmesini durdurmuştur. Bunlardan ilki Afrika'nın dolaşılmasının İpek Yolu'nun yerini almış olmasıdır. İkincisi de Osmanlı'nın yeni fetihlerinin sona ermesidir. Batıdaki iki olay onların önünü açarken Osmanlı'nın yaşadığı bu iki olay onun önünü kapatmıştır.

Muhasebede küreselleşme dönemi başlar

Biraz gecikmeli olsa da Osmanlı Batı kültürünü Tanzimat ile (1839) benimsemeye yönelmiştir. Muhasebe düşüncesinde bu batılılaşma süreci 2005'e kadar devam etmiştir. Sözü edilen yılda Avrupa Birliği'nin uluslararası muhasebe ve denetleme standartlarını uygulamaya geçmesi ile bu süreç sona ermiştir.

Yeni Türk Ticaret Kanunu'nun 2005'te hazırlanmasının tesadüf olmadığı anlaşılıyor. Çünkü bu yılda hem Avrupa'da ve hem de Türkiye'de muhasebede küreselleşme dönemi başlamıştır. Yani yeni Türk Ticaret Kanunu ile Türk muhasebe düşüncesinde küreselleşmenin önü açılmıştır. Yasanın gecikmeli olarak 2012'de yürürlüğe girmesi bu gerçeği değiştirmez.

Bir başka olgu muhasebenin 17. yüzyılda okyanus ticareti ile ticaret hukuku içine girmiş ve asırlar boyu ticaret hukuku içinde gelişmiş olmasıdır. Muhasebe kayıtlarının ticari anlaşmazlıklarda delil olarak kullanılması buna neden olmuş ve muhasebe bir disiplin haline gelebilmiştir. 1850 tarihli Kanunname-i Ticaret ile bu durumu Osmanlı da benimsemiştir.

Ama Cumhuriyet'te bu durum değişmiş muhasebenin ticaret kanunu ile ilişkisi zayıflamış ticaret hukuku yerine vergi hukukuna dolayısıyla vergi yasalarına bağlı hale getirilmiştir. Muhasebe ve denetim ile ilgili yeterli altyapısı olmadan batıdan alınan çağdaş vergi kanunlarının yürürlüğe konulması muhasebeyi maliye vekaletine bağlı hale getirmiştir.

Çift yanlı kayıt yönteminin yeterince bilinmemesi ve bu yöntemin yaygınlaşmamış olması da bu durumun bir başka etkeni olmuştur. Kısaca çağın gerisinde kalmış bir muhasebe anlayışının varlığı söz konusudur. Maliye vekaletinin muhasebeyi kendine bağlaması böyle bir ortamda olmuştur.

Ne 1926 kanunlarında ne de 1957 Ticaret Kanunlarında muhasebe sözcüğü dahi yoktur. Avrupa Birliği uyum yasaları çerçevesinde kabul edilen yeni Türk Ticaret Kanunu ise ülkemizin muhasebe düşüncesini küreselleşmeye götürürken bu durumu düzeltme çabası içine girmiş görünüyor. Tarih bunları söylüyor.

Muhasebeciler Günü'nü neden 1 Mart'ta kutluyoruz?

19'uncu yüzyılın ikinci yarısında dünyada askeri mühendislik, sanayi devrimi nedeni ile sanayi mühendisliğine dönüşmeye başlayınca, muhasebeyi de işletme muhasebeciliğine dönüştürmek isteği baş gösterir. Bir başka deyişle devlet muhasebesi yanında özel kesimin işini görecek muhasebe düzeninin oluşturulması ihtiyacı ortaya çıkar.

O sıralarda Avrupa'da işletmecilik Napolyon'un 1807 tarihli Code de Commerce’i (Ticaret Kanunu) çerçevesinde gelişmeye başlamış ve ticaret İşletmeleri bu doğrultuda gelişme sürecine girmişti. Osmanlı bu kanundan ve gelişmelerden bir şekilde haberdar olduktan 1849 yılının 26 Şubat - 5 Mart tarihleri arasında Padişah Abdülmecid bu kanunun ilk iki kitabını tercüme ettirmiş ve Matbaa-i Amire de basmıştır.

Bugün Türkiye'de kullanılan 1 Mart Muhasebeciler Günü, Türk muhasebe düşüncesinin çift yanlı kayıt yöntemi ile tanıştığı bu ilk kitabın yayın tarihi ile bağlantılı olması gereği vardır. Bir sene sonra da (1850) bu kitap Kanunname-i Ticaret adı ile yürürlüğe girmiştir.

Böylece Türk toplumu ticarette ve muhasebede batı kültürü ile tanışmış oldu. Yasa iki yenilik getiriyordu. İlki batı ticaret anlayışı çerçevesinde Anonim Şirket, Limited Şirket şeklindeki ticaret şirket şekilleri ile tanışması, ikincisi de çift yanlı kayıt yönteminin defter sistemi ile Türk muhasebe düşüncesinin karşı karşıya gelmiş olması idi.

Dolayısıyla çift taraflı kayıt yönteminin mucidi Luca Pacioli değil, kendisinin de kitabında belirttiği gibi daha önce İtalya’da uygulanmakta olan ve ondan önce de 1363 yılında İlhanlılar tarafından yazılan Risale’yi Felekiyye isimli kitapta tanıtılan bu yöntemin daha sistematik halde açıklanmasıdır.

Elbette Luca Pacioli’nin muhasebe tarihine yaptığı katkı önemlidir. Bununla birlikte modern muhasebenin miladı sayılan çift yanlı kayıt yönteminin bu topraklarda doğduğu gerçeğini değiştirmeyeceği ortadadır. Bunun özellikle bu topraklarda muhasebecilik yapanlarca bilinmesi ve sahiplenilmesi mesleğimiz adına ayrıca değerlidir.

1-7 Mart tarihleri arasında Muhasebe Haftası’nın kutlanmasının nedenleri arasında tarihte yaşanan birçok olay gündeme gelmiştir. Biz bunlardan Rahmetli Muhasebe Tarihçimiz Oktay Güvemli’nin kalemiyle sadece Ordu SMMM Odası’nın yayınları arasında olan “Çift Yanlı Kayıt Sisteminin Kısa Tarihi ve Bir Teori” isimli kitabında yer verdiği olaya değindik.

Bu vesile ile muhasebe tarihinin bugünü anlayıp geleceğe ışık tutan yönüyle aydınlattığı nice Muhasebeciler Haftası yaşamak dileğimizdir.

Prof.Dr. Oktay Güvemli / Oktay Güvemli Muhasebe ve Finans Tarihi Vakfı (MUFTAV)
Yayına hazırlayan: YMM Arzu AKTAŞ

article-cloud-right

Yeni çıkan yazılarımızdan haberdar olmak ister misiniz?