blog-hero-left-bg blog-hero-right-bg
inovasyon için zaman planlaması
Blog-hero
KOBİ ÖZEL

Yenilik (inovasyon) için bir katalizör: Zaman kısıtı

Zaman nadiren lehinize işler. Gün içinde o önemli raporu yazmak, bir sürü toplantı düzenlemek ya da yeni bir ürünü hayata geçirmek için yeterli zamanı asla bulamazsınız. Durum böyleyken zamana ilişkin kısıtlamalardan kurtulabilsek ve dünyada tek yapmamız gereken iş, bir şeyleri test edip hayata geçirmek olsa yenilik (inovasyon) yapmak çok daha kolay olurdu, değil mi?

Ortalama okuma süresi 6 dk

Ne yazık ki böyle bir seçeneğimiz yok. Biz istesek de istemesek de zaman akıp gitmeye devam eder. Rekabet ortamı bizim isteklerimiz dışında ilerler. Elle tutulur bir sonuç gösteremediğimizde, projemize bütçe bulmak ya da bir girişim olarak yatırım almak imkansız hale gelir. Zamanla mücadele etmeye çalıştığımızda her seferinde kaybeden taraf biz oluruz. Peki zamanı lehimize çevirmenin bir yolu var mı? Neyse ki var. Aslında zamanı bir kısıt olarak görmek, yenilik (inovasyon) yaparken faydalanabileceğimiz en iyi yöntemlerden biridir.

Yenilik (inovasyon) nedir?

Yenilik (inovasyon), daha önce bilinmeyen bir şeyi denemek anlamına gelir. Mesela yeni bir ürün üzerinde çalışırken, bu ürünün büyük bir kitleye hitap edeceği ile ilgili varsayımlarda bulunuruz. Ancak ürünü pazara sunana kadar elimizdeki tek şey bu varsayımlar olur. Bu nedenle varsayımlarımızı test edebilmek için bu yeniliği mümkün olduğunca hızlı bir şekilde pazara sunmamız çok önemlidir.

Varsayımlarımızın doğruluğu pazarda kanıtlandığında istediğimiz yeniliği gerçekleştirmiş oluruz. Sonuç istediğimiz gibi çıkmadığında ise varsayımlarımıza geri döner, yeni varsayımlar ortaya atar ve yeniden deneriz. Yenilik (inovasyon) ve zaman arasındaki ilişki aslında oldukça zıttır - ne kadar hızlı olursak o kadar yenilikçi oluruz.

Yenilik üretme süreci nasıl işlemeli?

Yenilik (inovasyon) üretirken, yapılması gereken işlerle ilgili bir dizi varsayımda bulunuruz. Yani bir ürünün hayata geçirilmesi için gereken süreye ilişkin bir tahmin yürüttüğümüz anda, zaman da adeta bir yan ürün gibi denkleme dahil olur. Genellikle uygulama konusunda fazla iyimser olduğumuz için bir ürün ortaya koymanın ne kadar vakit alacağını doğru değerlendiremeyiz. Bir şeyler yolunda gitmez, uygulama aşaması düşündüğümüzden daha uzun sürer ve sonuç olarak 3 ayda bitmesi gereken bir proje bir yılda biter. Ancak o bir yıl geçtiğinde ve ürünü pazara çıkardığımızda, pazarın ihtiyaçlarıyla ilgili olarak yaptığımız varsayımlarda hatalı olduğumuzu fark edebiliriz. Üstelik sadece bir yıllık bütçemiz olduğu için üst düzey yöneticilerimiz ya da yatırımcılarımız istedikleri sonucu göremediklerinde daha fazla kaynak harcamamızı onaylamazlar. Böylece tam anlamıyla başarısız bir yenilik (inovasyon) girişiminde bulunmuş oluruz. Anlayacağınız, zamanı yeniliğin bir yan ürünü olarak görürsek yenilik (inovasyon) yapmak hem daha uzun sürecek hem de daha fazla risk içerecektir.

Tam tersi şekilde de yenilik (inovasyon) yapabiliriz. Yani önce yapılması gerekenler ile ilgili varsayımlarda bulunmak yerine zaman ile ilgili tahmin yapabiliriz. Ürünümüzün ilk sürümünü bir ay içerisinde pazara sunmak ve ilk satışımızı yapmak istediğimizi düşünelim. Ürünün ilk sürümünü satabilirsek, bunun bir başarı olduğunu kabul edip, ürün üzerinde çalışmaya devam ederiz. Başarılı olamazsak, plan tahtamıza geri döneceğimizi farz edebiliriz. Bu aşamada ürün ile ilgili varsayımlarımızı inceler ve bir aylık teslim tarihine uyabilmek için ürünün çalışmasına temel kısımlar dışındaki özellikleri elemeye (en yalın ve sade ürün) başlayabiliriz.

Ürünü oluşturmaya tekrar başlarız, ancak diyelim ki teslim tarihine bir hafta kala ürünü zamanında tamamlayamayacağımızı fark ettik. Bu halde ürünü tekrar inceler ve her ne kadar gerekli olsa da ürünün hangi temel parçalarından birinin ilk aşamada manuel olarak yapılabileceğine karar verebiliriz (satrançtaki Mekanik Türk’ü düşünün). Teslim tarihine yetişir ve ürünü bir ay içinde çıkarırız. Bu arada satış ekibimiz sadece bir sunum dosyası üzerinden ürünü potansiyel müşterilere anlatır. Böylece ürünün ilk sürümünü bekleyen adaylarımız olur. Aslında ürünün indirimli fiyatına sıcak bakan bir müşteri ile anlaşma yapmışlardır bile. Ürün yayına alınır alınmaz, satış ekibi diğer ilgili müşteri adaylarını arar ve üç satış daha yapar. Ayda bir satış yapma hedefimizi tutturduğumuz için bunu bir başarı olarak kabul eder, ürün üzerine çalışmaya devam ederiz.

Müşterilerimizden aldığımız geri bildirimleri değerlendirerek ilk sürümde elediğimiz özellikler üzerine çalışırız. Bu ek özellikleri yeni müşterilere daha yüksek fiyatlar ile satarız. Böylece bir yılın sonunda üründe birden fazla geliştirme yapmış ve 100 müşteri kazanmış oluruz. Üst düzey yöneticilerimiz ya da yatırımcılarımız somut sonuçlar gördüklerinden projeye kaynak sağlamaya devam ederler. Bu durum, zamanı bir yan ürün olarak kabul ettiğimiz ilk örnekten çok daha farklı, öyle değil mi?

Sonuç olarak...

Zaman kısıtı, diğer çalışmalara odaklanmak için faydalanabileceğimiz inanılmaz bir olgu. Kısıtlı bir zamanda bile kendimizi özgür hissedebiliriz. Mesela az önce verdiğim örnekte keyfi bir şekilde teslim süresinin bir ay olmasına karar verdik. Kendi isteğimize göre belirlediğimiz bu tarih, ürünün en yalın ve sade halini, nasıl satış yapacağımızı (ürün olmadan satış yaptık) ve neyi başarı olarak kabul edeceğimizi (bir satış yeterli) belirledi. Aynı zamanda bu durum, takip edilmesi gereken ve bizi motive eden mükemmel bir örnek. İlk örnekte üç aylık bir çalışma sonucunda teslim tarihini kaçırdık, ardından neredeyse koca bir yılı hiçbir sonuca varmadan geçirdik. Bu, fazlasıyla moral bozucu. İkinci örnekte ise sadece bir ayda sonuç elde ettik ve daha fazlası için devam etmenin heyecanını yaşıyorduk.

Bu yazıda anlattıklarımı uygulamaya geçirme konusunda şüphe duyarsanız, bu iki senaryonun da Paraşüt’te edindiğimiz gerçek tecrübeler olduğunu bilmeniz faydalı olacaktır. Bir kısıt olarak zamanı kullanmak yalnızca ürün geliştirme bölümü için değil, diğer departmanlar için de faydalı olacaktır. Mesela distribütör satış kanalının potansiyelini test etmek için satış ekibi ile bir aylık sürede 5 iş ortağı bulma gibi bir hedef belirdik. Buradan çıkan sonuçlara göre sonraki adımları beraber belirleyeceğiz.

Umarım bu uygulama ile siz de bizim gibi değerli sonuçlar elde edebilirsiniz.

article-cloud-right

Yeni çıkan yazılarımızdan haberdar olmak ister misiniz?