Fırat Demirel ile Türkiye'de Girişimcilik Üzerine Konuştuk

Girişimcilik Haftası kapsamında Webrazzi'nin başarılı yazarlarından Fırat Demirel ile güzel bir sohbet gerçekleştirdik. Fırat Bey'in Türkiye'de girişimciliğe yönelik fikir ve önerilerini keyifle okumanız dileğiyle.

7 dk

Kısaca kendinizden bahseder misiniz? Fırat Demirel kimdir, neler yapar?

Öncelikle bana bu şansı tanıdığınız için teşekkür ederim. Son 10 yıldır profesyonel anlamda teknoloji ve internet girişimleri üzerine yazar/analist olarak çalışmaktayım. 2007-2009 arasında mobil ve internet servisleri geliştirmekle ilgilenmiştim ve 2009’da yolum Webrazzi ile kesişti. Bugüne dek 6 bine yakın yazı kaleme aldım ve bu birikimi daha da somutlaştırmak için Türkiye’nin İnternet Girişimleri adlı bir kitlesel fonlama projesi başlattım. Güzel ilgi gören kitap projemi tamamlamak ve teknoloji tarihi üzerine bir tez yazmak üzere yüksek lisans eğitimime devam etmek için bir süredir serbest çalışıyorum. Diğer yandan kitap ve kültür dergisi Arka Kapak’ın yayın kurulu üyesi ve yazarıyım.

Bir yazar olarak Türkiye'de girişimcilik konusundaki atılımları nasıl değerlendiriyorsunuz? Türkiye'de bu konuda ne gibi fırsatlar var?

Türkiye’de internet girişimciliği konusunda en uzun soluklu yazar ve gözlemcilerden biri olarak 10 yıl öncesine göre ciddi bir gelişimin olduğunu söyleyebilirim. Bu gelişim çok daha iyi olabilirdi ama ben geçmişle çok ilgilenmemeyi tercih ederek daha iyi neler yapabileceğimize odaklanmayı seviyorum. Son yıllarda özellikle girişim hızlandırma programları ve çalışma olanakları açısından girişimci olmak isteyenler için çok fazla imkan var. Ancak bu tespitim herkesin girişimciliğe soyunması gerektiği anlamına gelmiyor. Girişimcilik çok çetrefilli ve acılı bir yol. Bence Türkiye ekosistemindeki en büyük fırsat özellikle üniversite öğrencilerinin elinde. Hiç beklemeden hızlı büyüyen bir internet girişiminde çalışmaya başlamalarını tavsiye ederim. Tecrübe edinmeden internet girişimciliğine atılmak çıplak ayakla ateşte yürümekten farksız. Kurumsal bir işe girmeleri halinde o döngüden çıkmaları hiç kolay olmayacak.

Diğer yandan henüz dijitalleşmemiş herhangi bir sektörün girişimcilik adına fırsatlara açık olduğunu düşünüyorum. Paraşüt bu konuda çok iyi bir örnek. Her alanda hizmet olarak sunulan yazılım ürünlerine yani SaaS girişimlerine ihtiyacımız var. Doğru dikeyi tespit etmek için de o dikeye ilişkin tecrübe sahibi olmak veya tecrübe sahibi kişilerle oturup konuşmak gerekiyor.

Başarılı girişimcilerde gözlemlediğiniz özellikler neler? Nasıl bir yol izleyerek başarıya ulaşıyorlar?

Bence başarılı olmanın en büyük iki değişkeni çalışkan olmak ve acıya dayanabilmek. Elbette zeki ve yetenekli olmak avantaj sağlıyor ancak kesinlikle yeterli değil. Eğer yeterince dayanıklı olursanız bu süreklilik sizi yukarı taşıyor. Felicis Ventures’ın kurucu ortağı Aydın Şenkut’un dediği gibi başarılı girişimcilerle başarısızlar arasındaki temel fark yetenek değil, zorlukla karşılaşıldığında vazgeçmemek. Nobel ödüllü bilim adamımız Aziz Sancar’ın “Çoğu insan zekaya inanır, ben inanmıyorum, bizi birbirimizden ayıran emektir, ben çalışmaya inanıyorum” dediğini de hatırlatmak isterim. Elbette çalışmanın da en akıllıca olanını bulmak gerek. Girişimciler teknolojik araçları ve dış kaynakların esnekliğini kullanarak emeklerini en doğru noktaya harcamalı.

Girişimcilere tavsiyeleriniz neler? İhtiyaçların fırsata çevrildiği bir girişim kurmak doğru bir yol mudur?

Girişimcilik yukarıda değindiğim gibi 24 saat devam eden bir mücadele. Ben MVP (minimum viable product) ve yalın girişim metodolojilerine inanıyorum. Çok detaylı bir ürün geliştirmek hem maddi hem de manevi açıdan büyük külfetler getiriyor. Mükemmel ürün geliştirmeye çalışmak yerine küçük ve hızlı balık olmaya çalışmanın faydalı olacağını söyleyebilirim. Ürünü elbette kullanıcıların ihtiyaçlarına göre geliştirmek gerek ama kullanıcılar her zaman en iyi çözümü göremeyebilir. Bu yüzden en kalıcı ürünlerin kendi ihtiyacına odaklanan ve çözüm yeteceğine sahip girişimcilerden çıktığını düşünüyorum. İhtiyaçlar fırsata çevrilebilir ancak ihtiyaçların değişken olduğunu da unutmamak kaydıyla.

Türk girişimciler yabancı yatırımcılardan destek görebiliyor mu? Yatırımcı & girişimci ilişkisini nasıl değerlendiriyorsunuz?

ABD’nin en önemli yatırımcılarını kendine çeken girişimlerimiz var. Son yıllarda dalgalanmalar gösterse de iyi girişimlerin yabancı yatırımcıları da kendine çekmemesi için bir neden yok. Insider’ın Sequoia Capital’dan yatırım alması bunun en güncel örneği. Amazon’un Türkiye pazarına girmesi bence pazar olarak daha fazla dikkat çekmemizi sağlayacak. Ama yabancı yatırımcıların çok büyük olmadığı takdirde yerel girişimlerle ilgilenmeyeceğini de unutmamak gerek.

Türkiye’deki yatırımcıları nasıl değerlendiriyorsunuz? Bir yatırımcı nelere dikkat ediyor?

Türkiye’de özellikle Seri A ve üstü yatırım açığını maalesef kapatamadık. Yatırımcılarımız bir üst turda gelecek yeni yatırım potansiyelini göremediği için daha garantici davranıyor. Onlardan daha fazlasını beklemeli miyiz ayrı bir tartışma konusu ama risklere kucak açtığımız ölçüde hızlı ilerleyebiliriz. Türkiye’de yatırımcı olmak kadar girişimci olmak da riskli. Bence doğru yatırımcı girişime katma değer sağlayıp sağlamayacağına, girişimin hedeflediği pazar potansiyeline ve girişimin arkasındaki ekibin sağlamlığına bakar. Girişimcilerin de yatırım ararken bu üç şeye dikkat etmesi gerekiyor. Aksi takdirde yatırım aramak uygun faizli kredi aramaktan farksız.

Sizin girişimcilere ilham vermesi için yürüttüğünüz çalışmalar var mı?

Girişimcilere gerek Webrazzi.com’da gerekse kişisel blogumda yazılarımla ilham vermeye çalışıyorum. Üzerinde çalıştığım kitap projesiyse bu anlamda daha büyük bir potansiyele sahip. Şu anda Türkiye’nin ilk internet girişimcileriyle röportajlar yaparak onların hikayelerini yazıyorum. Girişimcilere ve girişimci adaylarına ilham verebilmek için elimden geleni yapmaya çalışacağım.

Girişimciler projelerini potansiyel yatırımcılara nasıl sunarlarsa başarılı olabilirler?

Yatırımcı bulmanın en kolay yolu yatırımcının sizi bulmasını sağlayacak kadar iyi bir iş yapmak. Elbette finansal güç ayakta kalabilmek için olmazsa olmaz bir gerçek. Ama motor çalışmazsa benzinle bir yere gidemezsiniz. Dolayısıyla girişimciler önce iyi bir girişim geliştirmeli. İkinci en önemli şeyse kurucu ekibin tecrübeli ve mücadeleci olması. Satış ve sunum taktikleri elbette önemli. İlk iki konuda güçlü olan girişimciler satış ve sunum konusunda pekala gelişebilir.

Türkiye'de melek yatırımcılar ve girişim sermayesi şirketleri (VC) dışında yatırım alma yolları neler?

Aslında melek yatırımcı kavramının ne kadar risk aldığı da tartışma konusu. Çok sayıda melek yatırımcının katıldığı girişimler bence bir yandan makul ama bir yandan rekabeti azaltan bir tarz. Eğer yeterince tecrübeye ve iyi bir ürüne sahip değilseniz ilk yatırımı 3F (family, friends, fools) olarak tanımlanan aile ve arkadaş çevresinden toplamaya çalışmanız daha makul olur. Diğer yandan son yıllarda girişim hızlandırma programlarının ve devlet teşviklerin sayısı arttı. Bu imkanlara ve gerekirse yüksek hisse payı isteyen yatırımcılara karşılık banka kredisine bile başvurulabilir.

Röportajlarımızı ve diğer içeriklerimizi kaçırmamak için blogumuza abone olabilirsiniz:

Bloga Abone Olun

İlginizi Çekebilecek Yazılarımız

Girişimci Günlüğü: Hangi Şirket Türü Benim için Daha Uygun?

Fatih Canan: Girişimcilik Dinamizm İster

Emek Kırbıyık'tan dugun.com'un hikayesi

Büşra Çildaş

Büşra Çildaş

Büşra Çildaş, Paraşüt'ün İçerik Uzmanı.

Bültenimize katılın, hiçbir içeriği kaçırmayın!