06.07.2026

12 Dakikalık Okuma Süresi

Ortaklıktan Çıkma ya da Çıkarılma: Şartları ve Hukuki Süeçleri

murad guducu

Murad Güdücü

Avukat

Ortaklıktan çıkma veya çıkarılma süreci, şirket türüne göre farklı kurallara tabidir. Bu rehberde şartları, dava süreçlerini, ayrılma akçesini ve tarafların haklarını ele alıyoruz.

Bu içerikte neler var?
Ortaklıktan çıkma ve çıkarılma nedir?
Limited şirketlerde ortaklıktan çıkma ve çıkarma
Anonim şirketlerde ortaklıktan çıkarılma, çıkma ve ayrılma
Ortaklıktan çıkma davası süreci ve detayları
Ayrılma akçesi (ayrılma payı) nedir ve nasıl hesaplanır?
İki ortaklı şirketlerde tıkanma sorunu ve yargıtay uygulaması
Hisse devri ile ortaklıktan çıkma
Ortaklıktan Çıkma / Çıkarılma
Bu yazılarımız da ilginizi çekebilir:

Bir şirket kurmak kolay, ama ortaklık yürümediğinde ayrılmak çoğu zaman sanıldığından daha karmaşık bir hukuki süreç. "Ortaktan nasıl ayrılırım?" ya da "sorunlu bir ortağı şirketten nasıl çıkarırım?" sorusu şirket sahiplerinin önüne er ya da geç gelir. Bu rehberde, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu çerçevesinde ortaklıktan çıkma ve çıkarılmanın şartlarını, ayrılma akçesinin nasıl hesaplandığını ve dava sürecinin nasıl işlediğini ele alıyoruz.

 

Ortaklıktan çıkma ve çıkarılma nedir?

Ortaklıktan çıkma ve çıkarılma, bir ortağın şirketle olan ortaklık ilişkisini sona erdirmesi anlamına gelir; ancak bu iki kavram birbirinin aynısı değildir. Çıkma, ortağın kendi iradesiyle şirketten ayrılmasıdır. Çıkarma ise şirketin, o ortağı istemi dışında ortaklıktan uzaklaştırmasıdır. Her iki durumda da amaç aynıdır: ortaklık ilişkisinin sürdürülemez hale geldiği durumlarda şirketi dağıtmadan, yalnızca ilgili ortağın payına son vererek çözüm bulmak. Bu ayrım özellikle limited ve anonim şirketlerde farklı şekillerde işler, çünkü Türk Ticaret Kanunu bu iki şirket türü için farklı kurallar öngörmüştür.

 

Ortaklıktan çıkma kavramı (TTK m.638)

TTK m.638, limited şirket ortağına iki ayrı yoldan çıkma imkânı tanır. Birincisi, şirket sözleşmesinde önceden öngörülen bir çıkma hakkının kullanılmasıdır. İkincisi ise, sözleşmede böyle bir hüküm bulunmasa dahi, haklı bir sebebin varlığı halinde mahkemeye başvurarak çıkma talebinde bulunmaktır. Haklı sebebe dayalı çıkma hakkı, şirket sözleşmesinde yer almasa bile her ortağa tanınan, vazgeçilmez nitelikte bir haktır.

 

Kanun koyucu "haklı sebep" kavramını tanımlamamış, bunun içeriğinin yargı kararları ve doktrin tarafından belirlenmesini tercih etmiştir. Genel kabul gören anlayışa göre haklı sebep, ortaklık ilişkisinin devamını dürüstlük kuralına göre ortaktan artık beklenemeyecek hale getiren durumdur. Bu durumun ortaya çıkmasında çıkmak isteyen ortağın kusurlu olup olmaması, çıkma hakkının kullanılması açısından belirleyici değildir.

 

Ortaklıktan çıkarma kavramı (TTK m.640)

Çıkarma, ortağın iradesi dışında, şirket tarafından ortaklık sıfatının sona erdirilmesidir ve TTK m.640'ta düzenlenir. Burada iki farklı yol söz konusudur: şirket sözleşmesinde önceden belirlenmiş bir çıkarma sebebinin gerçekleşmesi üzerine genel kurul kararıyla çıkarma, ya da sözleşmede böyle bir hüküm olmasa dahi haklı sebeplerin varlığı halinde mahkemeden çıkarma kararı istenmesi. Her iki durumda da çıkarma işleminin geçerli sayılabilmesi için usulüne uygun alınmış bir genel kurul kararı ya da mahkeme kararı bulunması şarttır.

 

Genel kurul kararıyla çıkarılan ortağın, kararın kendisine bildirilmesinden itibaren üç ay içinde bu karara karşı iptal davası açma hakkı bulunur. Bu süre hak düşürücü niteliktedir, yani süre geçtikten sonra dava açma imkânı ortadan kalkar.

 

 

Limited şirketlerde ortaklıktan çıkma ve çıkarma

Limited şirketler, sermaye şirketi olmakla birlikte ortaklar arası güven ilişkisinin şahıs şirketlerine benzer biçimde önemli olduğu bir hibrit yapıya sahiptir. Bu nedenle TTK, limited şirket ortaklarına çıkma ve çıkarma konusunda anonim şirketlere kıyasla daha geniş ve ayrıntılı bir düzenleme sunar.

 

 

Şirket sözleşmesinde öngörülen sebeplere dayanarak çıkma/çıkarma

Şirket sözleşmesi, ortaklara çıkma hakkı tanıyabilir ve bu hakkın hangi şartlarda kullanılacağını belirleyebilir; isterse hiçbir şarta bağlamadan serbest bırakabilir. Aynı şekilde, sözleşmede belirli sebeplerin gerçekleşmesi halinde bir ortağın genel kurul kararı ile çıkarılabileceği de öngörülebilir. Burada dikkat edilmesi gereken önemli bir nokta, bazı ortaklara çıkma hakkı tanınıp diğerlerine tanınmamasının TTK m.357'de düzenlenen eşit işlem ilkesine aykırılık oluşturacağıdır; böyle bir ayrım geçersiz sayılır. Sözleşmeye dayalı çıkma hakkının kullanımı için mahkemeye gitmeye gerek yoktur; ortak, şirkete yazılı bir çıkma bildiriminde bulunarak bu hakkı kullanabilir. Bu bildirim, yenilik doğurucu bir irade beyanıdır.

 

Haklı sebebe dayanarak çıkma ve çıkarma

Şirket sözleşmesinde hiçbir düzenleme olmasa dahi, her ortak haklı sebeplerin varlığında dava yoluyla ortaklıktan çıkabilir ya da şirket, haklı sebeplerin varlığında bir ortağı dava yoluyla ortaklıktan çıkarabilir. Dava süresince mahkeme, davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarının bir kısmını veya tamamını dondurabilir, ya da tarafların menfaatini koruyacak başka geçici tedbirlere karar verebilir. Bu, İsviçre hukukundan alınan ve eski Ticaret Kanunu'nda bulunmayan bir yeniliktir.

Uygulamada sıkça karşılaşılan haklı sebepler arasında şunlar sayılabilir:

  • Ortaklar arasındaki güven ilişkisinin onarılamaz biçimde bozulması
  • Bir ortağın şirkete karşı sadakat yükümlülüğünü ihlal etmesi
  • Şirket defter ve belgelerinin usulsüz tutulması, mali şeffaflığın sağlanmaması
  • Bir ortağın asli görev ve borçlarını yerine getirmemesi
  • Şirket faaliyetlerinin fiilen durma noktasına gelmesi

 

Çıkmaya katılma hakkı

TTK m.639, usul ekonomisi ve eşit işlem ilkesini gözeten özel bir mekanizma öngörür. Bir ortak çıkma talebini şirkete yönelttiğinde veya çıkma davası açtığında, bu durum şirket müdürleri tarafından diğer ortaklara bildirilir. Bildirimi alan ve aynı sebebin kendisi için de geçerli olduğunu düşünen diğer ortaklar, bu bildirimin kendilerine ulaşmasından itibaren bir ay içinde müdürlere veya mahkemeye başvurarak çıkma sürecine katılabilir. Bu süre hak düşürücüdür; bir ay geçtikten sonra katılma imkânı ortadan kalkar.

 

Anonim şirketlerde ortaklıktan çıkarılma, çıkma ve ayrılma

Anonim şirketlerde durum limited şirketlerden farklıdır. Kanun, anonim şirket pay sahibine tek taraflı bir irade beyanıyla ortaklıktan çıkma hakkı tanımaz; çünkü anonim şirket, sermaye unsurunun ön planda olduğu ve kişisel ilişkilerin kural olarak daha az önem taşıdığı bir şirket türüdür. Bununla birlikte, belirli koşullarda çıkma ve çıkarılma yine de mümkündür.

 

Şirketin çıkarma hakkı (squeeze-out)

TTK m.208, şirketler topluluğuna özgü bir çıkarma hakkı düzenler. Buna göre, doğrudan veya dolaylı olarak bağlı şirketin pay ve oy haklarının en az yüzde doksanına sahip olan hâkim şirket; azınlıkta kalan pay sahiplerinin şirketin çalışmasını engellemesi, dürüstlük kuralına aykırı davranması, fark edilir sıkıntı yaratması veya pervasızca hareket etmesi halinde, azınlığın paylarını gerçek değeri (varsa borsa değeri, yoksa kanunda öngörülen yönteme göre belirlenen piyasa değeri) üzerinden satın alarak onları ortaklıktan çıkarabilir. Bu mekanizma uluslararası literatürde "squeeze-out" olarak bilinir ve yalnızca halka kapalı anonim şirketler için geçerlidir; halka açık şirketlerde Sermaye Piyasası Kanunu m.27'deki özel çıkarma hükümleri uygulanır.

 

Haklı sebeple fesih davası yoluyla çıkarılma

Anonim şirketlerde asıl önemli mekanizma, TTK m.531'de düzenlenen haklı sebeple fesih davasıdır; bu dava uygulamada ve bazı kaynaklarda haklı nedenle fesih davası olarak da anılır. Davayı, sermayenin en az onda birini (halka açık şirketlerde yirmide birini) temsil eden pay sahipleri açabilir. Dava, şirketin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesi'nde şirket tüzel kişiliğine karşı açılır.

Burada dikkat edilmesi gereken en kritik nokta, mahkemenin haklı sebebin varlığına kanaat getirse dahi doğrudan şirketin feshine karar vermek zorunda olmamasıdır. Kanun, fesih kararını son çare olarak görür; mahkeme bunun yerine davacı pay sahiplerinin paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değeri ödenerek şirketten çıkarılmasına, ya da duruma uygun düşen başka bir çözüme (örneğin kâr payı dağıtımına karar verilmesi, yönetim kurulunda değişiklik yapılması gibi) hükmedebilir. Bu esneklik, mahkemeye geniş bir takdir yetkisi tanır ve şirketin ekonomik varlığını sürdürmesini önceliklendirir.

 

Ortaklıktan çıkma davası süreci ve detayları

Ortaklıktan çıkma ya da çıkarma kararı mahkeme yoluyla alınacaksa, sürecin nasıl işlediğini önceden bilmek hem zaman hem de maliyet kaybını önler. Bu bölümde davanın kime karşı açılacağını, Yargıtay'ın haklı sebep konusunda nasıl bir bakış açısı benimsediğini ve 2026 itibarıyla arabuluculuk şartının bu tür davaları kapsayıp kapsamadığını ele alıyoruz.

 

Ortaklıktan çıkma davası kime karşı açılır? (Husumet)

Ortaklıktan çıkma ya da çıkarma davalarında husumet (davanın kime karşı açılacağı) şirket tüzel kişiliğine yöneliktir; diğer ortaklara karşı ayrıca dava açılmasına gerek yoktur. Davayı şirkete karşı açan taraf, çıkmak isteyen ortağın kendisi olabileceği gibi, haklı sebeple çıkarma talep eden şirket de olabilir. Aktif husumet ehliyeti, yani davayı açma hakkı, kural olarak ilgili ortağa veya (anonim şirketlerde m.531 kapsamında) kanunda öngörülen orana sahip azınlık pay sahiplerine aittir.

 

Yargıtay kararları ışığında "haklı sebep" örnekleri

Yargıtay'ın yerleşik içtihadına göre haklı sebep, somut olayın özelliklerine göre değerlendirilir ve objektif ölçülere uygun olmalıdır. Mahkeme, yalnızca ileri sürülen olayların varlığına değil, bu olayların ortaklık ilişkisini gerçekten çekilmez hale getirip getirmediğine bakar. Örneğin sadece kâr payı konusunda anlaşmazlık yaşanması ya da ortağın şirketin faaliyet alanı hakkında yeterli tecrübeye sahip olmaması, tek başına haklı sebep sayılmaz; bu iddiaların ortaklık ilişkisini gerçekten sürdürülemez kıldığının somut delillerle ispatlanması gerekir. Bilirkişi raporu, bu tür davalarda hem haklı sebebin varlığının hem de ayrılma akçesi tutarının belirlenmesinde mahkemeye yol gösterici bir araçtır.

 

 

Ticari davalarda zorunlu arabuluculuk (2026 durumu)

TTK m.5/A uyarınca, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepli ticari davalarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması bir arabuluculuk şartı, yani dava şartı olarak kabul edilir. Ancak bu zorunluluğun kapsamı sınırlıdır: ortaklıktan çıkma ve çıkarılma davaları, bir hakkın yenilik doğurucu şekilde tesis edilmesini amaçladığından ve doğrudan bir para alacağı talebi içermediğinden, kural olarak arabuluculuk şartı kapsamı dışında kalır. Buna karşılık, ayrılma akçesinin miktarına ilişkin bağımsız bir alacak talebi söz konusu olduğunda, bu kısmın arabuluculuk kapsamına girip girmeyeceği somut olaya göre değerlendirilmelidir. Bu nedenle dava açmadan önce, sürecin arabuluculuk şartına tabi olup olmadığını bir hukuk danışmanıyla netleştirmek, davanın usulden reddedilme riskini ortadan kaldırır.

 

Önemli Notlar
  • Limited şirketlerde şirket sözleşmesinde düzenlenmemiş olsa bile haklı sebep varsa ortaklıktan çıkma veya çıkarılma talep edilebilir.
  • Anonim şirketlerde tek taraflı ortaklıktan çıkma hakkı bulunmaz; haklı nedenle fesih davası veya kanundaki özel hükümler uygulanır.
  • Ayrılma akçesi, şirketin tasfiye değerine göre değil gerçek değeri esas alınarak hesaplanır.
  • Ortaklıktan çıkma ve çıkarılma davaları, kural olarak zorunlu arabuluculuk kapsamında değildir.
  • Genel kurul kararıyla çıkarılan ortak, kararın alınmasından itibaren üç ay içinde iptal davası açabilir.
  • Şirketten ayrılan ortağın şirket borçlarına ilişkin sorumluluğu, ayrılma tarihinden itibaren iki yıl daha devam edebilir.

 

Ayrılma akçesi (ayrılma payı) nedir ve nasıl hesaplanır?

Ayrılma akçesi, uygulamada zaman zaman çıkma payı olarak da adlandırılır, ortaklıktan çıkan ya da çıkarılan ortağa, esas sermaye payı karşılığında ödenen bedeldir. TTK m.641 ve m.642, bu bedelin hangi esasa göre belirleneceğini ve ne zaman ödeneceğini düzenler.

 

Ayrılma akçesinin gerçek değer üzerinden belirlenmesi

Ortaklıktan ayrılan ortak, şirketin tasfiye değeri üzerinden değil, "gerçek değer" üzerinden hesaplanan ayrılma akçesini isteme hakkına sahiptir. Bunun nedeni basittir: ortak ayrılsa dahi şirket faaliyetine devam ettiğinden, tasfiye halinde ortaya çıkacak düşük değer değil, şirketin yaşayan bir işletme olarak taşıdığı gerçek değer esas alınmalıdır. Uygulamada bu değer, genellikle bağımsız bir bilirkişi tarafından şirketin aktif ve pasifleri, gelecekteki kazanç potansiyeli ve piyasa değeri dikkate alınarak hazırlanan özel bir bilanço üzerinden belirlenir; bilirkişi raporu, mahkemenin karar verirken dayandığı temel belgedir.

 

Ayrılma akçesinin ödenme zamanı ve şartları

Çıkma ya da çıkarma kararının kesinleşmesiyle birlikte ortaklık sıfatı sona erer ve ayrılma akçesi muaccel hale gelir, yani ödenebilir duruma gelir. TTK m.642'ye göre şirket, ayrılma akçesini üç farklı yöntemden biriyle ödeyebilir:

 

Ödeme yöntemiAçıklama
Kullanılabilir öz kaynaklardan ödemeŞirketin dağıtılabilir kârı veya yedek akçelerinden ayrılma akçesinin karşılanması.
Esas sermaye payının devriAyrılan ortağın payının başka bir ortağa veya üçüncü kişiye devredilerek bedelin bu yolla karşılanması.
Esas sermayenin azaltılmasıŞirket sermayesinin, ayrılan ortağın payı oranında resmi olarak azaltılması yoluyla ödeme yapılması.


Ek olarak, ortaklar esas sözleşmeyle ek ödeme yükümlülüğü altına girmişse ve ortağın ayrılmasının tescilinden itibaren iki yıl içinde şirket iflas ederse, ayrılan ortaktan da bu ek ödemenin yapılması istenebilir. Bu nedenle ayrılma akçesi alındıktan sonra dahi belirli bir süre şirketle hukuki bağın tamamen kopmadığını bilmekte fayda vardır.

 

İki ortaklı şirketlerde tıkanma sorunu ve yargıtay uygulaması

Sadece iki ortağı bulunan limited şirketlerde, ortaklardan birinin ayrılmak istemesi özellikle hassas bir durum yaratır: payı devralacak yeni bir ortak bulmak genellikle zordur ve diğer ortak devre onay vermeyebilir. TTK m.595/5, bu tıkanmayı çözmek için önemli bir güvence getirir: şirket sözleşmesinde pay devri yasaklanmışsa ya da genel kurul devre onay vermeyi reddetmişse, ortağın TTK m.638/2 uyarınca haklı sebeple çıkma davası açma hakkı saklı tutulur.

 

Yargıtay, iki ortaklı şirketlerde yaşanan güven kaybını ve fiilî yönetim tıkanıklığını değerlendirirken, tarafların ortaklık ilişkisini sürdürmesinin objektif olarak mümkün olup olmadığına özel bir önem verir. Şirketin fiilen çalışamaz hale gelmesi, karar alma mekanizmalarının kilitlenmesi veya taraflar arasındaki husumetin şirket faaliyetlerini engellemesi gibi durumlar, mahkemece haklı sebep olarak değerlendirilebilir. Bu tür uyuşmazlıklarda mahkeme, gerektiğinde bilirkişi incelemesi yaptırarak hem haklı sebebin somut olarak var olup olmadığını hem de ayrılma akçesinin miktarını tespit eder.

 

 

Anlaşmalı çözüm: Ortaklıktan ayrılma protokolü nasıl hazırlanır?

Dava süreci hem zaman hem de maliyet açısından yorucu olabileceğinden, taraflar çoğu zaman mahkemeye gitmeden anlaşmalı bir çözüm tercih eder. Bu durumda hazırlanacak "ortaklıktan ayrılma protokolü", tarafların haklarını netleştiren ve ileride doğabilecek uyuşmazlıkları önleyen bir belgedir. Protokol hazırlanırken izlenebilecek adımlar şu şekilde özetlenebilir:

  1. Ayrılma iradesinin tespiti: Ortağın ayrılma talebinin ve diğer ortakların bu talebe onayının yazılı olarak kayıt altına alınması.
  2. Şirket değerinin belirlenmesi: Ayrılma akçesinin baz alınacağı gerçek değerin, gerekirse bağımsız bir mali müşavir ya da bilirkişi desteğiyle hesaplanması.
  3. Ödeme planının netleştirilmesi: Ayrılma akçesinin tek seferde mi yoksa taksitler halinde mi ödeneceğinin, ödeme tarihlerinin ve gecikme halinde uygulanacak yaptırımların protokole yazılması.
  4. Sorumlulukların sınırlandırılması: Ayrılan ortağın şirketin geçmiş ve gelecek borçlarından ne ölçüde sorumlu tutulacağının, varsa ek ödeme yükümlülüğünün açıkça belirtilmesi.
  5. Tescil ve ilan işlemlerinin tamamlanması: Ortaklık sıfatının sona ermesinin ticaret siciline tescil ettirilmesi ve gerekli ilanların yapılması.

Bu protokolün noter onaylı olarak düzenlenmesi, ileride "böyle bir anlaşma yapmadım" itirazlarının önüne geçmesi bakımından tavsiye edilir. Ayrıca protokolde, tarafların ortaklıktan çıkma/çıkarma sürecine ilişkin karşılıklı dava haklarından feragat ettiklerine dair bir hüküm bulunması da uyuşmazlığın nihai olarak kapanmasını sağlar.

 

Aşağıdaki tablo, limited ve anonim şirketlerde çıkma/çıkarılma sürecinin temel farklarını özetler:

 

KriterLimited ŞirketAnonim Şirket
Tek taraflı çıkma hakkıVar (TTK m.638)Yoktur. Ancak haklı nedenle fesih davası yoluyla ortaklıktan çıkma talep edilebilir.
Dava açma hakkıHer ortak bireysel olarak dava açabilir.Sermayenin en az onda birini (halka açık şirketlerde yirmide birini) temsil eden pay sahipleri dava açabilir.
Yetkili mahkemeŞirket merkezinin bulunduğu yer Asliye Ticaret MahkemesiŞirket merkezinin bulunduğu yer Asliye Ticaret Mahkemesi
Bedel hesabıGerçek değer üzerinden ayrılma akçesi (çıkma payı) hesaplanır.Karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değer esas alınır.
Alternatif çözümÇıkmaya katılma (TTK m.639)Kâr payı dağıtımı, yönetim değişikliği gibi mahkemenin uygun göreceği çözümler uygulanabilir.

 

Hisse devri ile ortaklıktan çıkma

Birden fazla ortaklı bir yapıda ortaklardan biri ayrılmak istediğinde dilerse paylarını diğer ortaklara veya başka bir üçüncü kişiye paylarını devredebilir. Pay devrinin şirket yönetimi tarafından onaylanması gerekeceğinden, şirket yetkililerinin pay devrinin yapıldığı kişiyi tanıması ve o kişiyle ortaklığa devam etmesi önemlidir.

 

Eğer bu konuyla ilgili imzalanmış herhangi bir sözleşme veya karar yoksa, ortak kendi paylarını istediği kişiye satıp ortaklıktan ayrılabilir. Pay devir bedeli taraflar arasındaki anlaşmaya bağlı olarak belirlenir. Ortak paylarını ve şirketteki tüm yetkilerini devralan kişiye devreder ve ortaklıktan çıkar.

 

Paraşüt ile hala tanışmadınız mı? Paraşüt’ü 14 gün boyunca ücretsiz deneyin!
Kredi kartı gerekmez.
Memnun kalırsanız abone olun.
Dilediğinizde iptal edin.

 

Ortaklıktan Çıkma / Çıkarılma

Şirket ana sözleşmesine hüküm konarak ortaklara şirketten çıkma hakkı tanınabilir. Bu hak herhangi bir şarta bağlanmamışsa, ortak herhangi bir sebep belirtmeksizin ve kendisinden herhangi bir şartın yerine getirilmesi istenmeksizin şirketten çıkma hakkını kullanabilir. Şirket ana sözleşmesi bu hakkı bazı şartlara bağlamış ise, ortak; şirket sözleşmesinde yazılı koşulların gerçekleşmesi üzerine ortaklıktan çıkma hakkını kullanır.

 

Ortaklardan biri çıkma hakkı çerçevesinde çıkma isteğini belirtir yahut haklı sebepler oluşur da çıkma davası açarsa, şirketin yetkilileri diğer ortakları bu hususta haberdar edecektir. Yapılan bu bildirim üzerine, ortaklardan her biri, haberin kendisine ulaşma anından itibaren 1 ay içerisinde çıkmaya katılacağını yetkililere bildirerek, çıkma davası açılmış ise davaya katılarak çıkmaya katılma hakkını kullanabilecektir.

 

Ortaklardan birinin şirket içerisinde sorun yaratması veya haklı bir sebebin varlığı dolayısıyla bir ortağın şirketten çıkarılması istenirse, şirket ana sözleşmesinde öngörülen çıkarma sebeplerine istinaden ortaklıktan çıkarılabilir. Şirket ana sözleşmesinde ortaklıktan çıkarılma sebepleri öngörülmemiş ise, ayrılmak isteyen ortak veya şirket mahkemeye müracaat ederek bir ortağın haklı nedenlerle şirketten ihraç edilmesi talep edilebilir. Ancak, bu durumda, ortağın mahkemeye başvurması ve çıkmanın haklı bir sebebe dayanması gerekecektir.

 

Haklı sebeplerin neler olduğu açık değildir ve bu hususu mahkeme takdir edecektir. Şirketin bu davayı açabilmesi için bu yönde bir kararın alınmış olması gerekmektedir ve ortaklıktan çıkarılan ortağın payının karşılığı (ayrılma akçesi) ödenmektedir.

 

Girişimcilik ve hukuk ile ilgili yazılar ilk önce e-posta kutunuza düşsün isterseniz Paraşüt Blog Bülteni'ne abone olun:

 

Bu yazılarımız da ilginizi çekebilir:

Tevkifatlı fatura nedir? Gelir tablosu nasıl hazırlanır? Ön muhasebe nedir? Neden önemlidir?

Bu makale yardımcı oldu mu?

Sıkça Sorulan Sorular

İnternet sitemizde yer alan içerikler genel bilgilendirme amaçlıdır ve tavsiye niteliği taşımamaktadır. Konu hakkında kişiselleştirilmiş tavsiyeler için bir uzmana danışmanız gerekmektedir. Sunulan bilgilerin doğruluğu, eksiksizliği ve güncelliği tarafımızca garanti edilmemektedir. Mikrogrup, bu bilgilerin kullanımı sonucunda doğabilecek herhangi bir zarardan sorumlu tutulamaz.

Detaylı yasal uyarılar için lütfen buraya tıklayınız.

Yeni Bloglardan Haberdar Ol

Paraşüt e-bültene abone olun. Bu sayede yeni içerikleri kaçırmayın.
Sizi haberdar edelim.

Blog bülten aboneliği kapsamında işlenecek kişisel verileriniz ile ilgili detaylı bilgiye Aydınlatma Metnini okudum.

Tarafıma blog bültenlerinin gönderilebilmesi için Açık Rıza Metni kapsamında, e-posta adresimin yurt dışına aktarılmasına onay veriyorum.

Ticari elektronik ileti gönderimi için Açık Rıza Metni kapsamında, e-posta adresimin yurt dışına aktarılmasına onay veriyorum.

blog large

‘’Sanki yıllardır kullanıyorum’’

Yüz binlerce işletmenin bir bildiği var, Paraşüt ile e-fatura düzenlemek çok kolay!

En Çok Okunanlar