Yeni nesil çalışanları şirketinizde tutmanın yolları

Y ve Z kuşağı iş hayatında daha fazla yer almaya başladığından bu yana potansiyeli yüksek ve iyi performans gösteren çalışanları elde tutmak, şirketler için giderek zorlaşmaya başladı. Kendilerini geliştirmeye son derece hevesli ve kariyerlerinde yükselme anlamında hırslı olmanın yanı sıra motivasyonları yüksek olduğu müddetçe çalıştıkları kurumlara o denli yüksek katkı sağlayabilen bu çalışanları nasıl elde tutabilirsiniz?

6 dk
İnsan Kaynakları

Kariyer hedeflerini netleştirin ve sözlerinizi tutun

Yeni nesil çalışanlar kariyerlerinde hızlı bir şekilde yükselmeyi ve işe sağladıkları katkının karşılığını hem maddi olarak hem de iyi pozisyonlara gelerek almayı bekliyorlar. Haliyle, bir sonraki adımını planlayamadığı bir kurumda kalmak, şartları ne kadar iyi olursa olsun yeni nesil çalışanlara yetmiyor.

Onlara şirketinizde kalmaları halinde hangi pozisyonlara gelebileceklerini, şartlarının ne yönde iyileşeceğini ve kendilerini geliştirme anlamında ne gibi fırsatlar sunabileceğinizi net bir şekilde açıklamanız ve elbette sözünüzde durmanız gerekecektir.

Kariyer hedeflerine ulaşmaları için gerekli kaynakları sağlayın

Eğitimlere yönlendirin, öğrendiklerini şirketinizdeki süreçlere taşımaları için destekleyin. “Bu böyle olmaz”, “böyle gelmiş böyle gider, değişmez”, “öğrenmişsin ama burada tutmaz o” gibi cümleler kuruyorsanız, istifa mektubunu masanızda bulmaya hazırlanın. İş delege edin ve yetki verin, hatalara tolerans gösterin.

İnisiyatif almaları için cesaretlendirin ve sonuçları değerlendirip geribildirim verin. Elbette aynı hatanın defalarca tekrarlanmasına göz yummanız gerekmiyor ama yeni yolların denenmesine açık olun.

Terfi ve rotasyonlarda performansa dayalı, adil bir sistemi gözetin

Şirket için terfi ve rotasyon kararlarında adil olun, tek bir kritere bağlı kalmayın. 20 yıldır firmanızda çalışan ama kıdemi dışında işine yönelik hiçbir motivasyonu olmayan, isteksiz ve diğerlerinin de hevesini kıran, yöneticilik becerileri gelişmemiş bir çalışanınızı sadece kıdemi yüksek olduğu için terfi ettirmeyin örneğin.

Terfiyi hak edene verin. Daha üst pozisyonlarda başarılı olacağını düşündüğünüz, yetiştirmekte olduğunuz bir çalışanınız varsa rotasyonla farklı birimlerde çalıştırın, sorumluluk verin, izleyin. Kendisiyle ilgili niyetlerinizi saklamayın, birlikte yürüyün.

Doğru bir liderlik ve iletişim tarzı sergileyin

Açık ve şeffaf bir iletişim tarzı benimseyin, zamanında bilgilendirin. Karşılıklı güven oluşturun ve bu güveni kıracak adımlar atmaktan kaçının. Liderlik tarzınızı kişilerin ihtiyaçlarına göre farklılaştırın. Liderlikle ilgili farklı kaynaklardan yararlanın ve kendinizi geliştirin. Davranışlarınızdaki en ufak değişikliğin organizasyonunuzda ne büyük farklar yarattığına çok şaşırabilirsiniz.

Çalışma şartlarını esnetin

Günümüz çalışma ortamı giderek ofisten ve belirli çalışma saatlerinden uzaklaşıyor. İşlerin niteliği de belirli saat aralıkları koymayı zorlaştırdı. Büyük şehirde yaşıyorsanız işe geliş gidişte kaybedilen zaman herkes için çok büyük bir maliyet olmaya başladı. Hâli hazırda masaüstünden bağımsız diz üstü bilgisayarlarımız ve evimiz de dâhil hemen her mekânda internetimiz varken, çalışanları işe geliş gidiş saatleri ve sabit bir yerde bulunmaları ile değil, çıkardıkları iş sonuçları ile değerlendirin.

Yeni nesil çalışanlardan önemli bir kısmını da yeni mezunlar oluşturuyor. Bu anlamda yazımızda yeni mezunlara da değinmemiz faydalı olacaktır. Bildiğiniz gibi, günümüz şirketleri büyümek ve büyümenin de ötesinde ayakta kalmak için yeniliklere hızlı bir şekilde uyum göstermek zorundalar. Bu sebeple potansiyeli yüksek, zamanı yakalayan, öğrenmeye ve kendisini geliştirmeye açık gençleri kazanmak ve elde tutmak şirketler için önemli ve giderek hayati bir zorunluluk halini alıyor.

İşte yeni mezun gençlerin işletmenize sağlayacağı faydalar:

1. Uyum ve esneklik

Yeni mezun istihdamı deneyim eksikliği nedeniyle birçok KOBİ tarafından ön planda tutulmayabilir. Yeni işe giren kişinin süreçlere hızlı bir şekilde adapte olması, işleri kavramak ve sonuca ulaştırmak için ek süre kaybetmeyecek olmak işveren için elbette çok önemli. Diğer yandan, firmalar için tüm istihdamı bunun üzerine kurma şansı, hele ki günümüz şartlarında, pek de mümkün görünmüyor.

Dengeyi kurmak, deneyimliden deneyimsiz olana bilgi akışını sağlamak, yetişmiş insan gücü kaynağını diri tutmak gerekiyor. Deneyimli çalışanlarının ustalığını ve deneyimini aktarabileceği genç yeni mezun istihdamını sağlamak firmaların değişen koşullara daha hızlı adapte olmasına yardımcı oluyor. İnsan kaynağını yedekleme anlamında uyum ve esneklik kazandırıyor.

2. Teknolojik gelişmeler ve günü yakalamak

Yeni mezunlar daha farklı bir dünya algısı, bakış açısı ve beklentilerle çalışma hayatına başlıyor. Birçoğumuz içinde kaybolduğu ve “işletme körlüğü” dediğimiz alışkanlıklar zincirinden muaflar. Algıları açık, özellikle potansiyeli yüksek ve yenilikleri takip edip öğrenmeye çalışan bir yeni mezunun firmanın alışkanlıklar zincirini kırması ve yeniliklerin kapısını açması hiç de uzak bir ihtimal değil. Yeter ki bu şansı vermeye hazır olunsun.

Alışılan sistemlerin dışına çıkmak ve yeni bir şeyi denemek Türkiye’de işletmelere zor ve riskli geliyor, ancak getirisinin de o denli yüksek olduğunu unutmamak ve daha uzun vadeli bir bakış açısı ile değerlendirme yapmak gerekiyor. Şirket için geliştirici bir vizyon oluşturmak ve bunun için gerekli enerjiyi yaratmak istiyorsanız, yeni mezunların hevesi ve çabası hareketi sağlayabilir.

3. Çalışan bağlılığı

Yukarıda saydığımız sebeplerin ötesinde belki de en önemli nokta şirkette ve şirketin kaynakları ile yetişmiş, bağlılığı yüksek çalışanlara sahip olmak olacaktır. Bir firmayı her şeyden öte ayakta tutan ve ileriye taşıyan yetişmiş insan gücüdür. Bağlılığı yüksek çalışanın firmaya olan katkısının ve çabasının çok daha güçlü olduğu akademik makalelerle de pek çok kez ortaya konmuş bir gerçektir.

Bir çalışanın ayrılıp başka bir firmaya geçse bile yetiştiği ve kendisini ait hissettiği kurumu unutmadığını birçok adayla görüşmemizde yakından izliyor ve görüyoruz. Yılların deneyimine sahip yöneticiler ilk işe başladıkları firmaları çoğunlukla büyük bir bağlılıkla anımsıyor ve mümkün olduğunda müşteri olarak, tedarikçi olarak ya da danışman olarak birlikte iş yapıyorlar.

Kısacası size naçizane önerimiz şudur: Yeni mezun genç potansiyellere şans verin, hata yapma fırsatı tanıyın, öğrenmelerine ve firma ile birlikte büyümelerine kapı açın. Kazancınızın çok yüksek olacağını, hem maddi hem manevi anlamda firmanıza güç katacağını unutmayın.

Sözün özü, yeni nesil çalışanları elde tutmak için güne uyum sağlamak, eski alışkanlıklardan ve ön kabullerden kurtulmak gerekiyor. Bakış açınızın sınırlarını nereye kadar genişletebilirsiniz?

Henüz Paraşüt kullanıcısı değilseniz, Paraşüt’ü 14 gün ücretsiz deneyebilirsiniz.

Paraşüt'ü Ücretsiz Deneyin

Diğer Yazılarımız:

e-Fatura kullanmak zorunda mıyım?

Şirketler, İnsan Kaynakları Yönetiminde Ne Tür Problemlerle Karşılaşır?

Limited Şirket Kuruluş Maliyetleri

Limited Şirket ve Anonim Şirket Kuruluşu

Sibel Aydın

Sibel Aydın

Sibel Aydın, İnsan Kaynakları alanındaki profesyonel kariyerine 2006 yılında SHL Türkiye bünyesinde başlamıştır. Yetkinlik bazlı ölçme-değerlendirme merkezi uygulamalarının yanı sıra, daha sonraki yıllarda farklı kurumlarda eğitim ihtiyaçlarının belirlenmesi, eğitim ve gelişim programlarının uygulanması, performans değerlendirme uygulamaları ve organizasyonel gelişim projeleri üzerine çalışmıştır. 2012 yılından itibaren çalışmaya başladığı Hugent Danışmanlık bünyesinde İnsan Kaynakları Yönetimi alanında küçük ve orta ölçekli firmalara danışmanlık yapmaya başlamıştır.


Marmara Üniversitesi İşletme (İngilizce) Bölümü’nden mezun olan Sibel Aydın, aynı üniversitede Örgütsel Davranış yüksek lisans programına devam etmiştir. 2015 yılından itibaren profesyonel koçluk hizmeti vermektedir. Amatör olarak yoga ve fotoğrafçılıkla ilgilenmektedir.

Bültenimize katılın, hiçbir içeriği kaçırmayın!