Kurumlar vergisi nedir? Kurumlar vergisi nasıl hesaplanır?

Kurumlar Vergisi, kurumların bir mali yıl boyunca elde ettikleri kazanç üzerinden alınan vergidir. "Peki kurumlar vergisi nasıl hesaplanır ve oranı nedir?" diye merak ediyorsanız yazımızdan tüm bilgilere ulaşabilirsiniz.

9 dk
kurumlar vergisi neden ödenir

Kurumlar vergisi nedir?

Kurumlar vergisi kurum kazançları üzerinden alınan vergidir. Kurumlar vergisi mükellefi olan kurumlar, tüzel kişiliğe sahip olmalıdır. Sermaye şirketleri, kurum olarak kabul edilir ve kurumlar vergisi mükellefidir. Şahıs şirketleri ise kurumlar vergisi ödemez.

Kurumlar vergisi nasıl hesaplanır?

Kurumlar vergisi, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanır. Kurumlar vergisi mükellefleri, her üç ayda bir olmak üzere yılda dört kez geçici vergi ödemekle yükümlüdürler. Geçici vergi dönemlerinde ödenen vergiler, ilgili mali yıl sonunda tahakkuk eden kurumlar vergisi tutarından, peşin ödenen vergiler adı altında düşülür.

Kurumlar vergisi oranları nelerdir?

Kurumlar vergisi kurum kazancı üzerinden 2021 yılında yüzde 25, 2022 yılında ise yüzde 23 olarak uygulanacak. Bu madde, 1 Ocak 2021 tarihinden itibaren başlayan vergilendirme dönemine ait kurum kazançları için geçerli olmak üzere yasanın Resmi Gazete’deki yayım tarihinde yürürlüğe girecek.

Uygulama, 1 Temmuz'dan itibaren verilmesi gereken beyannamelerden başlamak ve 1 Ocak'tan itibaren başlayan vergilendirme dönemine ait kurum kazançları için geçerli olacak.

Bildiğiniz üzere, 2017 yılında yürürlüğe girmiş olan vergi kanunu kapsamında kurumlar vergisi, "Vergi Kanunları ile Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı" ile tüm kurumlar için yüzde 20’den yüzde 22’ye çıkarılmıştı.

Kurumlar vergisinin konusu nelerdir?

Kurumlar Vegisi Kanununun birinci maddesine göre kurumlar vergisinin konusu yani üzerine vergi konulan ve verginin kaynağını oluşturan ekonomik unsurlar şunlardır:

  • Sermaye şirketleri (anonim, limited, sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketler)
  • Kooperatifler
  • İktisadi kamu kuruluşları
  • Dernek veya vakıflara ait iktisadî işletmeler (sendikalar dernek; cemaatler vakıf sayılır)
  • İş ortaklıkları

Tam mükellefiyet ve dar mükellefiyet nedir?

Tam mükellefiyet kurumlar vergisinin konusuna dahil olan kurumlardan kanuni veya iş merkezi Türkiye’de bulunanların, gerek Türkiye içinde gerekse Türkiye dışında elde ettikleri kazançların tamamı üzerinden vergilendirilmesidir.

Dar mükellefiyet kurumlar vergisinin konusuna dahil olan kurumlardan kanuni ve iş merkezlerinin her ikisi de Türkiye’de bulunmayanarın, sadece Türkiye'de elde ettikleri kazançları üzerinden vergilendirilmesidir.

Kanuni merkez vergiye tabi kurumların kuruluş kanunlarında, tüzüklerinde, ana statülerinde veya sözleşmelerinde gösterilen merkezdir.

İş merkezi işlemlerin fiilen toplandığı ve yönetildiği merkezdir.

Kurumlar Vergisi Beyannamesi

Kurumlar vergisi beyannamesi, hesap döneminin kapandığı ayı izleyen dördüncü ayın birinci gününden yirmi beşinci günü akşamına kadar mükellefin bağlı olduğu vergi dairesine, yani kurumun kanuni veya iş merkezinin bulunduğu yerin vergi dairesine, verilir. e-Beyanname uygulamasından faydalananlar beyannamelerini elektronik ortamda son beyan verme günü saat 00.00’a kadar gönderebilme imkanına sahiptir.

2020 yılı kazançlarına ilişkin kurumlar vergisi beyannamelerinin 30 Nisan 2021 tarihine kadar verilmesi gerekir.

Her mükellef vergiye tabi kazancının tamamı için bir beyanname verir. Yani mükelleflerin şubeleri, ajansları, alım-satım büro ve mağazaları, imalâthaneleri veya kendilerine bağlı diğer işyerleri için, bunların bağımsız muhasebeleri ve ayrılmış sermayeleri olsa dahi ayrı beyanname verilmez.

Kurumlar Vergisi Tarhı

Kurumlar vergisi, Kurumlar Vergisi Kanuna göre beyannamenin verildiği vergi dairesi tarafından mükellef olanların tüzel kişiliği adına; iktisadî kamu kuruluşları ile derneklere ve vakıflara ait iktisadî işletmelerden tüzel kişiliği haiz olmayanlar için bağlı oldukları kamu tüzel kişileri ya da dernek veya vakıf adına; fonlarda fonun kurucusu adına; iş ortaklıklarında ise verginin ödenmesinden müteselsilen sorumlu olmak üzere yönetici ortak veya ortaklardan herhangi birisi adına tarh olunur. Tarh, vergi koyma anlamına gelir.

Dar mükellefiyete tabi yabancı kurumların vergisi, bunlar hesabına Türkiye'deki müdür veya temsilcileri; müdür veya temsilcileri mevcut değil ise kazanç ve iratları yabancı kuruma sağlayanlar adına tarh olunur.

Kurumlar vergisi, bağlı olunan vergi dairesine beyannamenin verildiği günde, beyanname posta ile gönderilmişse, vergiyi tarh edecek daireye geldiği tarihi izleyen üç gün içinde tarh edilir.

Kurumlar Vergisi Beyannamesinde Gider Göstermek

Vergiye bahis olan gelir, safi tutarları üzerinden vergilendirilir. Vergilenecek tutarı da Gelir Vergisi Kanununun 40. Maddesine göre gayri safi hasılatınızdan birtakım giderlerinizi indirerek hesaplayabilirsiniz.

Bunun için: İşletme Gideri Gönderirken Hatırlatmalar yazımıza ve
Kanunen Kabul Edilmeyen Giderler yazımıza bakabilirsiniz.

Zarar Mahsubu

Kurumların ticari faaliyetlerden doğan zararlar, sonraki dönemlerde doğan kazançlarından indirilebilir. Kurumlar vergisi beyannamesinde, her yıla ilişkin tutarlar ayrı ayrı gösterilmek ve 5 yıldan fazla nakledilmemek şartıyla geçmiş yılların beyannamelerinde yer alan zararlar kurum kazancından indirilebilir.

Verginin Ödenmesi

Kurumlar vergisi, beyannamenin verildiği ayın sonuna kadar ödenir. Beyannamenin verildiği ayın yirmi altıncı günü akşamına kadar ödenir. Ayrıca anlaşmalı bankalar ile de ödeme yapılabilir.

Kurumlar Vergisi dönemine hazırlık için 4 mükemmel ipucu

1. Mali müşavirinizden destek alın.

Vergi beyannamelerinin hazırlanma sürecinde iyi bir mali müşavirden destek alınması işinizi oldukça kolaylaştıracaktır. Mali müşavirinizin hesapları kapattıktan sonra, hangi hesaplarda eksiklikler olduğu konusunda sizi yönlendirmesini ve anlıyorsanız kesin mizanı oluşturmadan önce bilanço ve gelir tablosu raporlarını sizinle paylaşmasını talep edin.

Eğer tek başınıza bu raporları okumakta zorlanıyorsanız, kendisi ile toplantı talep ederek hesapların ve raporların üzerinden birlikte geçin ve bakiyelerinde sorun olabilecek hesapların doğru kayıtlarla düzeltilmesi için birlikte hareket edin.

2. Çalıştığınız müşteri ve tedarikçilerle hesap mutabakatlarınızı yapın.

Yıl sonunda bakiye olsun veya olmasın çalıştığınız yüksek meblağlı müşteri ve tedarikçilerinizle karşılıklı cari hesap mutabakatları yapmak, atladığınız fatura, banka girişleri ve varsa hesaba işlenmeyen çek, ödeme ve tahsilatlarınızı tespit etmeniz konusunda size ve çalıştığınız iş ortaklarınıza oldukça yardımcı olacaktır.

Yıl sonunda gözden kaçan faturaların tespit edilmesi muhasebenin dönemselliği ilkesi açısından ilgili takvim yılına ait faturaların bu mali yılda gider olarak gösterilmesinin tespiti konusunda oldukça önemli bir husustur. Karşılıklı mutabakat sonucunda tedarikçilerinizden size ulaşmayan faturalar varsa, bu faturaların aslı gibidir kopyalarını talep ederek süresi geçmeden bunları mali müşavirinize ulaştırmaya özen gösterin.

Yine sizin tarafınızdan müşterilerinize ulaşmayan faturalar varsa bunların da "aslı gibidir" kopyalarını müşterilerinizle paylaşarak bakiyelerde mutabık kalın.

3. Banka ve kasa hesaplarına ilişkin mutabakatların yapıldığından emin olun.

Her hesap dönemi kapanışında banka ekstreleriniz ile yasal defterlerinizde görünen banka hareketleri ve dönem sonu bakiyelerinin tutarlı olması ve yine şirket kasasında bulunan nakit para durumu ile kasa hesabınızdaki bakiyelerin tutarlı olması hem fiziki durumun defterlerinizde doğru olarak kaydedilmesi hem de mevcut nakit durumunuza bağlı olarak gelecek dönem nakit akış pozisyonlarınızı düzgün planlayabilmek adına sizlere yardımcı olacaktır.

Şirket kasasında bulunan nakit durumunun envanterini yaparak sayım yapabilirsiniz. Eğer kasada bulunan nakit durumunuz defterlerinizdeki kasa hesabından farklı ise mali müşavirinize danışarak yapılması gereken işlem konusunda onun bilgisi dahilinde hareket etmenizi tavsiye ederiz.

4. Stok ve sabit kıymet sayımlarınızı gerçekleştirin.

Eğer stokla çalışan bir firmayı yönetiyorsanız, Kurumlar Vergisi Beyannamesi verilmeden önce defterlerinizin stokta görünen gerçek durumu yansıtması gerektiği konusunda emin olmanız gerektiğini düşünüyoruz. Dolayısıyla hesap dönemi sonunda yapılacak stok sayımı bu konuda elinizi oldukça kolaylaştıracaktır.

Bir diğer husus şirket envanterinizde bulunan sabit kıymetlerin dönem sonunda hala kullanılabilir durumda fiziki varlığını koruması ve hesaplarınızda ilgili sabit kıymet hesaplarında göstermesidir. Mali müşavirinizden talep edeceğiniz ve birçok muhasebe sisteminden temin edilebilen sabit kıymet listeleri ile mevcut sabit kıymet sayımlarınızı kolaylıkla gerçekleştirebilirsiniz.

Stok ve sabit kıymet sayımları konusunda tespit edilen farkları yine zamanında mali müşavirinize bildirerek, onun bilgisi doğrultusunda hareket etmeniz faydalı olacaktır.

Yukarıda belirttiğimiz adımları uygulamanız Kurumlar Vergisi Beyannamesi’nin eksiksiz ve doğru olarak doldurulması için mali müşavirinizin işini oldukça kolaylaştıracaktır. Bu kontrolleri dönem içerisinde de periyodik olarak yapmanız hem firmanız için ufak bir kontrol mekanizması oluşturabilir hem de yıl sonunda daha fazla iş yükünün altında kalmamanızı sağlar.

Daha detaylı bilgi için Kurumlar Vergisi Kanunu'na göz atınız.

Bu yazı e-posta adresinize gelsin ister miydiniz? Paraşüt Blog bültenine katılın, yazılar e-posta adresinize düşsün:

Bloga Abone Olun

Bu yazılarımız da ilginizi çekebilir:

Ön muhasebe nedir, nasıl yapılır?

Ticari reklam hizmetlerinde tevkifat uygulaması hakkında 5 soru

İstisna haddini aşan serbest meslek kazançlarının vergilendirilmesi

Yazılımcılar Kurumlar Vergisi'nin Yarısını Ödeyebilir

Girişimciler için Daha Az Vergi Ödeme Kılavuzu

Cansu Meşedilci

Cansu Meşedilci

Cansu Meşedilci, Paraşüt'ün İçerik Uzmanı.

Bültenimize katılın, hiçbir içeriği kaçırmayın!