08.06.2026

10 Dakikalık Okuma Süresi

Özel sektör çalışanı şirket kurabilir mi?

mobile log

Paraşüt

İçerik Yazarları

Şu bir gerçek ki, çoğumuz kendi işimizin patronu olmak istiyoruz. Fakat kurulu düzenimiz, sabit gelirimiz ya da çalıştığımız firmaya harcadığımız emeği düşününce kendi şirketini kurmak ya da bir şirkete ortak olmak konusunda tereddüt yaşayabiliyoruz. Peki, hem özelde çalışıp hem de şirket kurabilir miyiz?

audioImage

Özel sektör çalışanı şirket kurabilir mi?

0:00

NaN:NaN

Bu içerikte neler var?
SSK'lı (4A) çalışanlar hangi şirketleri kurabilir?
Sigortalı olarak çalışan biri şirket kurduğunda Bağ-Kur (4B) öder mi?
Özel şirket çalışanının şirket kurduğu, patronu (işvereni) tarafından anlaşılır mı?
Çalışırken şirket kurmanın riskleri ve dikkat edilmesi gerekenler
Çalışırken şirket kurmanın sağladığı avantajlar
Şirket ortağı başka bir şirkette sigortalı olarak çalışabilir mi?
Sigortalı olarak çalışmak limited şirket kurmaya engel midir?
Özel sektör çalışanının kurduğu şirket, çalıştığı şirket tarafından fark edilir mi?
SSK girişi olan biri, şahıs şirketi kurmaya karar verirse emeklilikte hak kaybı yaşar mı?
Şirket kurduktan sonraki adım: Paraşüt

Google'da Ticari işletme programı Paraşüt'ü, ön muhasebe ve e-fatura içerikleri için tercih edilen kaynağınız olarak ekleyin.

Türkiye'de girişimcilik denince akla genellikle işini bırakıp sıfırdan başlayan biri gelir. Oysa gerçek daha farklıdır. Bugün kurulan pek çok şirketin arkasında hâlâ bir yerde bordrolu çalışan biri vardır. Yazılımcı, pazarlamacı veya mühendis fark etmez; gündüz maaşlı çalışıp akşamları veya hafta sonları kendi işini büyüten insan sayısı hiç az değildir. Bunun en büyük nedeni aslında oldukça basittir. Türk hukuku, sigortalı çalışırken şirket kurmayı yasaklamaz. Ama yasak olmaması, hiçbir şeye dikkat etmeden hareket edilebileceği anlamına gelmez. Sigorta statünüz, iş sözleşmeniz ve vergi yükümlülükleriniz açısından bilmeniz gereken birkaç kritik nokta vardır.

 

Bordrolu çalışırken kendi işini kurmak isteyenlerin aklındaki ilk soru genellikle şudur: Bu yasal mıdır, patronum öğrenirse ne olur, Bağ-Kur ödemem gerekir mi? Kısa cevap şudur. 4857 sayılı İş Kanunu'nda özel sektör çalışanlarının şirket kurmasını yasaklayan bir hüküm yoktur. Ama bu serbestlik koşulsuzdur demek doğru olmaz, çünkü hem sigorta statünüzü hem de mevcut iş sözleşmenizi etkileyen bazı kurallar devreye girer. Bu yazıda SSK'lı (4A) çalışanların hangi şirket türlerini kurabileceğini, Bağ-Kur yükümlülüğünün ne zaman doğduğunu, devlet memurları için durumun neden tamamen farklı olduğunu ve şirket kurarken dikkat etmeniz gereken riskleri ele alıyoruz.

 

SSK'lı (4A) çalışanlar hangi şirketleri kurabilir?

Özel sektörde 4A kapsamında sigortalı çalışan biri; şahıs şirketi, limited şirket veya anonim şirket kurabilir. Şirket türü seçiminde yasal bir kısıtlama yok, ama her türün sigorta ve sorumluluk açısından farklı sonuçları var.

 

Sigortalı çalışırken şahıs şirketi kurmak

Şahıs şirketi kurduğunuzda, Türk Ticaret Kanunu'na göre gerçek kişi tacir sayılırsınız ve kişisel malvarlığınız iş borçlarına karşı sınırsız sorumlu hâle gelir. Kuruluşu hızlı ve maliyeti düşüktür; bu yüzden freelance, danışmanlık veya e-ticaret gibi bireysel işler için sıkça tercih edilir. Şahıs şirketi nasıl kurulur? yazımızda kuruluş adımlarını detaylı anlattık.

 

Sigortalı çalışırken limited şirket kurmak

Limited şirkette sadece ortak olup şirketi yönetmiyorsanız (müdür değilseniz), 4A sigortanız aynen devam eder. Ama hem ortak hem de müdür sıfatıyla şirketi fiilen yönetiyorsanız, bu durum Bağ-Kur (4B) yükümlülüğü doğurur — çünkü limited şirketlerde yönetici sıfatına sahip ortaklar kanunen Bağ-Kur'a tabidir. Limited şirket nedir, nasıl kurulur? yazımızda bu ayrımı daha ayrıntılı bulabilirsiniz.

 

Sigortalı çalışırken anonim şirket kurmak

Anonim şirkette durum daha esnek: sadece hissedar (ortak) olduğunuz sürece, yönetim kurulu üyesi olmasanız bile SGK'lı çalışmaya devam edebilir ve Bağ-Kur'a tabi olmazsınız. Bağ-Kur yükümlülüğü yalnızca yönetim kurulu üyeliği durumunda ortaya çıkar. Bu fark, anonim şirketi bazı bordrolu girişimciler için limited şirkete göre daha pratik bir seçenek hâline getirir.

 

 

Sigortalı olarak çalışan biri şirket kurduğunda Bağ-Kur (4B) öder mi?

Bu, konunun en çok merak edilen kısmı. Kısa cevap: 4A sigortanız (SGK) devam ettiği sürece, kurduğunuz şirket üzerinden ayrıca Bağ-Kur primi ödemezsiniz. Bunun nedeni 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nda düzenlenen statü çakışması kuralıdır.

 

4A (SSK) ve 4B (Bağ-Kur) sigorta çakışması nasıl işler?

Aynı anda hem 4A hem de 4B kapsamına girecek şekilde sigortalı olma durumunda, kanun 4A statüsünü önceliklendirir. Yani mevcut işvereniniz SGK priminizi yatırmaya devam ettiği sürece, şirketiniz üzerinden Bağ-Kur kaydınız fiilen dondurulur ve prim ödemezsiniz. Bu, girişiminizin ilk döneminde ciddi bir nakit avantajı sağlar. Bu avantajın koşullu olduğunu unutmamak gerekir: mevcut işinizden ayrıldığınız (istifa, işten çıkarılma, işyerinin kapanması gibi) anda, 4A sigortanız sona erer ve ertesi günden itibaren otomatik olarak 4B (Bağ-Kur) kaydınız devreye girer. O andan sonra Bağ-Kur primini kendiniz ödemeye başlarsınız.

 

Önemli Notlar
  • 4A ve 4B sigortalılığı aynı anda doğarsa öncelik 4A'ya verilir ve ayrıca Bağ-Kur primi ödenmez.
  • Bu muafiyet yalnızca 4A sigortalılığı kesintisiz devam ettiği sürece geçerlidir. İşten ayrılmanız halinde Bağ-Kur yükümlülüğü yeniden başlayabilir.
  • Prim muafiyeti sadece prim ödemesini etkiler. Emeklilik şartları ve hesaplamaları, son sigortalılık statünüze göre değerlendirilir.
  • Limited şirkette ortak ve müdür olanlar ile anonim şirkette yönetim kurulu üyesi olanlar bu muafiyetten yararlanamaz; bu kişiler için Bağ-Kur sigortalılığı zorunludur.
  • 4A ve 4B arasındaki geçişler emeklilik yaşı ve aylık hesabını etkileyebileceğinden, uzun vadeli planlama yaparken bir SMMM veya SGK uzmanından görüş almanız faydalı olacaktır.

 

Özel şirket çalışanının şirket kurduğu, patronu (işvereni) tarafından anlaşılır mı?

Şirket kuruluşları Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan edilir ve bu kayıtlar kamuya açıktır; yani teorik olarak herkes erişebilir. Ayrıca e-Devlet ve Gelir İdaresi Başkanlığı sistemleri üzerinden yapılan sorgulamalarla işverenler, bir çalışanın adına kayıtlı vergi levhası veya şirket olup olmadığını görebilir. Dolayısıyla "işvereniniz asla öğrenmez" varsayımıyla hareket etmek risklidir. Şirket kurmadan önce iş sözleşmenizi gözden geçirmek ve mümkünse durumu işvereninizle şeffaf şekilde konuşmak, ileride yaşanabilecek güven sorunlarının önüne geçer.

 

Devlet memurları ve kamu işçileri şirket kurabilir mi?

Kamuda çalışanlar tek bir statü altında toplanmaz. Bir tarafta 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na tabi memurlar vardır, diğer tarafta ise kamu kurumlarında 4/D kadrosunda çalışan sürekli işçiler bulunur. Bu iki grup farklı kanunlara tabi olduğu için şirket kurma konusunda da birbirinden tamamen farklı kurallarla karşılaşır. Memurlar için ticaret yapma neredeyse tamamen yasaklanmışken, sürekli işçiler özel sektör çalışanlarına çok daha yakın bir konumdadır. Bu farkın nereden geldiğini ve pratikte ne anlama geldiğini aşağıda ayrı ayrı ele alıyoruz.

 

657 sayılı Kanun'a tabi memurların durumu

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 28. maddesi, memurların Türk Ticaret Kanunu'na göre tacir veya esnaf sayılmalarını gerektirecek bir faaliyette bulunmalarını, ticaret ve sanayi müesseselerinde görev almalarını, ticari mümessil veya vekil olmalarını ya da kollektif şirkette ortak veya komandit şirkette komandite ortak olmalarını yasaklar. Bu nedenle bir devlet memuru şahıs şirketi kuramaz. Ancak bu yasak mutlak değildir: memurlar, anonim veya limited şirkete sadece pasif ortak (sermaye koyan, yönetime karışmayan) olarak katılabilir. Şirketin yönetim kurulu üyesi, müdürü veya kanuni temsilcisi olamazlar. Tek ortaklı limited şirket kurmaları da mümkün değildir, çünkü bu yapıda tek ortak aynı zamanda zorunlu olarak müdür sıfatını taşır.

 

Devlet memurlarının memuriyet halleri devam ederken hangi hallerde hangi tür şirketleri kurabileceği veya mevcut bir şirkete ortak olabileceklerini yazımıza tıklayarak öğrenebilirsiniz.

 

Kamuda çalışan sürekli işçiler şirket kurabilir mi?

Kamu kurumlarında 4/D kadrosunda (sürekli işçi statüsünde) çalışanlar, 657 sayılı Kanun'a değil 4857 sayılı İş Kanunu'na tabidir ve SGK açısından da 4A sigortalısı sayılırlar. Bu nedenle memurlardan farklı olarak, özel sektör çalışanlarıyla benzer bir konumdadırlar: şirket kurmalarını engelleyen genel bir yasak yoktur, ama iş sözleşmeleri veya toplu iş sözleşmesindeki hükümler bu konuda sınırlama getirebilir.

 

Çalışırken şirket kurmanın riskleri ve dikkat edilmesi gerekenler

Şirket kurmanın önündeki hukuki engelin kalkması, her şeyin sorunsuz ilerleyeceği anlamına gelmez. Asıl risk genellikle sigorta veya vergi tarafında değil, mevcut işvereninizle olan ilişkinizde ortaya çıkar. İş sözleşmenizdeki maddeler ve çalışma sırasında sergilediğiniz davranışlar, işvereninize sözleşmeyi tazminatsız feshetme hakkı tanıyabilir. Bu riskleri önceden bilmek, hem kendi şirketinizi hem de mevcut işinizi korumanın en pratik yoludur.

 

İş sözleşmesinde ticari faaliyet ve rekabet yasağı

Türk Borçlar Kanunu'nun 396. maddesi, iş ilişkisi devam ederken çalışanın sadakat borcu taşıdığını ve işvereniyle rekabete girişemeyeceğini düzenler. İş sözleşmenizde açık bir madde olmasa bile, bu sadakat borcu kanundan doğar. Kurduğunuz şirket, çalıştığınız işverenle aynı sektörde ve rakip konumdaysa, bu durum İş Kanunu'nun 25/II-e maddesi kapsamında "doğruluk ve bağlılığa uymayan davranış" sayılabilir ve işvereninize tazminatsız, haklı nedenle fesih hakkı tanıyabilir.

Buna karşılık, kurduğunuz şirket işvereninizin faaliyet alanıyla hiç ilgisi olmayan bir alandaysa (örneğin bir yazılım şirketinde çalışırken el yapımı ürün satan bir e-ticaret şirketi kurmak gibi), bu genellikle sadakat borcuna aykırılık oluşturmaz. Yine de iş sözleşmenizde "başka bir ticari faaliyette bulunulamaz" gibi genel bir madde varsa, sektör farkı olsa bile işvereniniz bu maddeye dayanarak sözleşmeyi feshedebilir.

 

Mesai saatleri ve donanım çakışması

Şirketinizi yönetirken çalıştığınız işyerinin mesai saatlerini, bilgisayarını, e-posta hesabını veya diğer kaynaklarını kullanmak ayrı bir risk oluşturur. Bu durum hem iş sözleşmesi ihlali hem de işverenin güveninin kötüye kullanılması olarak değerlendirilebilir ve haklı fesih sebebi sayılabilir. Şirketinizle ilgili işleri kendi zamanınızda ve kendi kaynaklarınızla yürütmeniz, olası bir uyuşmazlıkta sizi büyük ölçüde korur.

 

Risk türüNeden oluşurOlası sonuç
Rekabet yasağı ihlaliAynı sektörde veya rakip bir firma kurmakTazminatsız haklı fesih
Sadakat borcuna aykırılıkİşveren kaynaklarını kendi işiniz için kullanmakHaklı fesih, tazminat talebi
Sigorta çakışmasıİşten ayrılıp yalnızca kendi şirketinizde çalışmakOtomatik Bağ-Kur geçişi, prim yükümlülüğü
Bilgi/veri sızıntısıİşverenin müşteri bilgilerini veya iş sırlarını kullanmakZarar tazminatı, hukuki süreç

 

Çalışırken şirket kurmanın sağladığı avantajlar

Riskler bir yana, bordrolu çalışırken şirket kurmanın somut finansal avantajları da vardır. Bu avantajların başında sigorta primlerinde yaşanan muafiyet gelir, ama tek başına bu değildir.

 

Bağ-Kur muafiyeti ve düzenli gelir

Daha önce belirttiğimiz gibi, 4A sigortanız devam ettiği sürece şirketiniz için ayrıca Bağ-Kur primi ödemezsiniz. Bu, aylık düzeyde önemli bir tasarruf anlamına gelir ve aynı zamanda maaşlı geliriniz sayesinde şirketinizin ilk, en kırılgan döneminde finansal bir güvenlik ağına sahip olursunuz. Şirketinizin nakit akışını ve gelir-gider dengesini düzenli takip etmek bu dönemde özellikle önemlidir; ön muhasebe düzeninizi baştan sağlam kurmak, ileride yaşanabilecek karışıklıkları önler.

 

Dikkat: Genç girişimci desteği istisnası

29 yaşını doldurmamış ve ilk kez mükellefiyet açan girişimciler, Gelir Vergisi Kanunu'nun mükerrer 20. maddesi kapsamında belirli bir tutara kadar gelir vergisinden muaf tutulur; bu istisna 3 yıl boyunca geçerlidir. Ancak burada güncel ve kritik bir değişikliğe dikkat çekmek gerekiyor: 4 Aralık 2025 tarihli ve 7566 sayılı Kanun ile, genç girişimcilere daha önce sağlanan 1 yıllık Bağ-Kur prim desteği (primlerin Hazine tarafından karşılanması), 31 Aralık 2025 tarihi itibarıyla tamamen kaldırıldı. Bu tarihten sonra kurulan şahıs şirketleri için artık sadece gelir vergisi istisnası geçerli; Bağ-Kur primini (eğer 4A sigortanız yoksa) girişimci kendisi ödemek zorunda. 31 Aralık 2025'ten önce kuruluşunu tamamlamış olanlar, kazanılmış hak olarak 12 aylık destekten yararlanmaya devam ediyor. Bordrolu çalışırken şirket kuran biri için bu değişikliğin pratik etkisi sınırlı, çünkü zaten 4A sigortası üzerinden Bağ-Kur muafiyeti yaşıyorsunuz ama işten ayrılmayı planlıyorsanız bu detayı göz önünde bulundurmanız gerekir.

 

 

Şirket ortağı başka bir şirkette sigortalı olarak çalışabilir mi?

Evet. Zaten bir şirkete ortak olup Bağ-Kur (4B) kapsamındaysanız, sonradan başka bir işyerinde 4A'lı olarak (SGK'lı) çalışmaya başlarsanız, sigorta statünüz 4A'ya döner ve 4B kaydınız dondurulur. Burada da yine 4A önceliği kuralı geçerlidir. Bu, örneğin önce şirket kurup sonra bir işe giren kişiler için de aynı avantajı sağlar, şirket hangi sırayla kurulmuş olursa olsun, sonuç değişmez: aktif bir 4A sigortanız varsa, 4B primi ödemezsiniz.

 

Sigortalı olarak çalışmak limited şirket kurmaya engel midir?

Yukarıda bahsedilenlere paralel olarak özel bir şirkette sigortalı olarak çalışan birinin limited veya başka bir şirket kurmasında herhangi bir sakınca bulunmamaktadır. Ancak dikkat edilmesi gereken husus, her ay sigorta primlerinin yatırıldığı şirkette çalışırken kendi açmış olduğu şirketin 4B kapsamında sigorta ödemesi yapılmayacaktır. Diğer bir deyişle, aynı anda iki farklı sigorta ödemesi söz konusu olmayacaktır. Ancak bağlı bulunduğu özel şirketten ayrılarak sadece kurmuş olduğu şirkette çalışmaya devam ederse 4B primi otomatik olarak devreye girecek ve aylık prim borcu ödeme durumu devam edecektir. Bu düzenlemeye bağlı olarak karışıklıkların giderilmesi için Sosyal Güvenlik Kurumu’na bilgilendirici bir dilekçe ile başvurulması tavsiye edilebilir.

 

Özel sektör çalışanının kurduğu şirket, çalıştığı şirket tarafından fark edilir mi?

Bu konuda merak edilen temel hususlardan biri de özel şirket çalışanın iş sözleşmesinde herhangi bir engel bulunmaması halinde şirket kurduktan sonra bunun şirket sahibi tarafından öğrenilip öğrenilmeyeceğidir. Bir kişinin şirket sahibi olup olmadığının öğrenilmesi için temel olarak üç yol bulunmaktadır.

 

Bu doğrultuda, yalnızca e-devlet, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ve Gelir İdaresi Başkanlığı’nın internet siteleri üzerinden yapılan sorgulamalarda bir kişinin şirket sahibi olup olmayacağı öğrenilebilir. Dolayısıyla şirket sahibi, özel olarak bu sistemler aracılığıyla çalışana yönelik bir sorgu yapmadığı sürece şirketin işleyişi ile ilgili işlemlerde özel şirket çalışanının kurmuş olduğu şirket gözükmeyecektir. Bu noktada şahıs şirketi mi limited şirket mi kurmalıyım diye tereddüt yaşayabilirsiniz, çok doğal. Bu iki şirket türünü karşılaştırmak için yazımıza göz atabilirsiniz.

 

SSK girişi olan biri, şahıs şirketi kurmaya karar verirse emeklilikte hak kaybı yaşar mı?

Öncelikle cinsiyet, sigorta giriş tarihi ve yaşa bağlı olarak emeklilik için gereken prim gün sayısı değişiklik göstermektedir. Ancak 4A (SSK) kapsamında çalışırken bir şahıs şirketi kurulduğu takdirde 4B (Bağ-Kur) kapsamına geçilecektir. Burada önemli olan prim gün sayısının yeterli olmasıdır. 4B kapsamında yatırılacak günler, 4A için yatırılmış günlere eklenir. Şahıs şirketi sahibi, en son 4B kapsamında sigorta yatırmış olduğu için 4B’ye göre düzenlenen şartlarda emeklilik hakkı kazanır.

 

Ön muhasebenizi dijitalde kolayca yönetin

Bordrolu çalışırken kurduğunuz şirketin faturalarını, gelir-giderlerini ve vergi süreçlerini takip etmek zaman alıcı olabilir özellikle mesainizin dışında ayırdığınız sınırlı zamanla. Paraşüt ile faturalarınızı kesebilir, e-fatura entegrasyonuyla e-belge süreçlerinizi otomatikleştirebilir ve şirketinizin mali tablosunu tek ekrandan takip edebilirsiniz. 

 

Şirket kurduktan sonraki adım: Paraşüt

Diyelim ki kendi şirketinizi kurmaya ya da bir şirkete ortak olmaya karar verdiniz. Bir şirketi yönetebilmenin verdiği sorumluluk ile pek çok finansal işlemin yönetimini kolay ve hızlı bir şekilde yapmanız gerekiyor. Bu noktada Türkiye'nin ilk online ön muhasebe programı olarak size destek veriyor, ön muhasebenizi kapsamlı bir şekilde kontrol ve takip edebilmenize imkan sağlıyoruz.

Muhasebe bilgisi olmayanların bile çok rahatlıkla kullanabileceği Paraşüt'ü denemek ve ihtiyaçlarınıza cevap verip vermediğini test etmeniz ise 14 gün boyunca ücretsiz.

 

Aşağıdaki butona tıklayarak kredi kartı bilgileri bile gerekmeden hesabınızı oluşturabilir, Paraşüt'ü 14 gün boyunca ücretsiz kullanabilirsiniz.

 

Ücretsiz Deneyin

 

 

Kaynaklar: 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu (mevzuat.gov.tr) · 4857 sayılı İş Kanunu (mevzuat.gov.tr)

Bu makale yardımcı oldu mu?

Sıkça Sorulan Sorular

İnternet sitemizde yer alan içerikler genel bilgilendirme amaçlıdır ve tavsiye niteliği taşımamaktadır. Konu hakkında kişiselleştirilmiş tavsiyeler için bir uzmana danışmanız gerekmektedir. Sunulan bilgilerin doğruluğu, eksiksizliği ve güncelliği tarafımızca garanti edilmemektedir. Mikrogrup, bu bilgilerin kullanımı sonucunda doğabilecek herhangi bir zarardan sorumlu tutulamaz.

Detaylı yasal uyarılar için lütfen buraya tıklayınız.

İlgili İçerikler

Yeni Bloglardan Haberdar Ol

Paraşüt e-bültene abone olun. Bu sayede yeni içerikleri kaçırmayın.
Sizi haberdar edelim.

Blog bülten aboneliği kapsamında işlenecek kişisel verileriniz ile ilgili detaylı bilgiye Aydınlatma Metnini okudum.

Tarafıma blog bültenlerinin gönderilebilmesi için Açık Rıza Metni kapsamında, e-posta adresimin yurt dışına aktarılmasına onay veriyorum.

Ticari elektronik ileti gönderimi için Açık Rıza Metni kapsamında, e-posta adresimin yurt dışına aktarılmasına onay veriyorum.